Baro Siyaseti

Baroların gündemi seçim.

Bunun bir anlamı da savunmanın kendini nasıl konumlandıracağı ve örgütleyeceği tartışmasının (bir kez daha) avukatların gündemine girmesi demek. Sanırım ülkenin içinden geçtiği süreçte bunun önemini ayrıca vurgulamak gerekmiyor.

24 Haziran günü, OHAL koşulları altında yapılan “Başkanlık” seçimi ile birlikte Türkiye yeni bir döneme girdi. Görünürde “parlamenter” sistemden “başkanlık” sistemine geçilmiş durumda. Ancak, gerek bugünlere gelene kadar, özellikle son 17 yıl içerisinde yaşananlar, gerekse yeni rejimin özellikleri esasen çok daha köklü bir değişiklik yaşandığını bizlere gösteriyor.

Hukuk Defterleri ilk sayısından itibaren ülkede yaşanan dönüşümde hukuka ve yargıya yüklenen işlevi sürekli olarak vurguladı, bu konuyu sayfalarına taşıdı.

Kısaca hatırlarsak;

AKP’nin iktidara gelmesinin hemen ardından yargı merkezli tartışmalar da Türkiye’nin gündemine oturmuştu. “Yeni” cumhuriyetin kurucu partisi işlevini üstlenen AKP, devleti bir bütün olarak yeniden yapılandırırken, ağırlıklı olarak hukuk eli ile hareket etmiş, hukuku hedeflerine ulaşmada birincil araç olarak kullanmıştı. Hukuk süreç boyunca baştan sona yeniden yapılandırılırken, yargı da bu sürece paralel bir şekilde tüm unsurları ile birlikte biçimlendirilmişti. Aslında bu anlamı ile de hukuka yeni bir anlamın yüklenmeside başarılmıştı.

Yazının devamını Hukuk Defterleri dergisinin 15. sayısında okuyabilirsiniz.

print