Yeşil Yerel Yönetimler

Bugün; Kaz Dağları’ndan Cerattepe’ye, Taksim’den Alakır’a, Sinop’tan Akkuyu’ya, Bergama’dan Fırtına Deresi’ne, Ergene’den Aliağa’ya kadar yaşam hakkını hiçe sayan termik santral, vahşi altın madenciliği, nükleer santral, hidroelektrik santral projeleri ile karşı karşıyayız. Ayrıca, ihtiyaç olmadığı halde havaalanları, karayolları; kentsel dönüşüm adı altındaki projelerle de bir yandan rant alanları genişletilirken, diğer yandan yaşam alanlarının daraltıldığını görmekteyiz. Bugün “çevre”ve “şehircilik”gibi iki kavram tek bir bakanlıkta toplanmaktadır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın logosunabaktığımızda,yeşilinüzerindenbetonbinalar yükselmektedir. Yaşam hakkını hiçe sayan bu projelere karşı ülkemizde yıllardır ekoloji ve hukuk mücadelesi verilmektedir. Türkiye’nin farklı bölgelerinde yürütülen ekoloji ve hukuk mücadelelerinde kazanılan davalarda kararların uygulanmadığını görmemizin yanısıra, davaların açılmasını ya da kazanılmasını engellemek adına birtakım kanun ve yönetmelikler çıkarılarak, adeta nokta atışı ile davaların reddedilmesinin önü açılmak istenmektedir.

***

Yazının devamını Hukuk Defterleri’nin 17. sayısında okuyabilirsiniz.

print