Alternatif yollarla uyuşmazlıklar adil bir şekilde çözülür mü?

Uzun zamandır yargı alanında reformlar yapılıyor, yenilerinin de geleceği söyleniyor. 2020 sonunda devlet yetkililerin açıklamaları da yakın zamanda yeni reform paketlerinin habercisi oldu. Bu paketlerde tam olarak ne olduğunu şu an bilemesek de, yabancı sermayenin Türkiye’ye girişi için insan hakları bakımından kimi adımların atılması ve yargılamaların mahkemeler dışına daha fazla çıkarılarak alternatif çözüm yollarının geliştirilmesi gündemde. Bizler de bu sayının dosyasında, konuya giriş mahiyetinde alternatif çözüm yollarının hak arama özgürlüğü açısından gerçekten mahkemelere bir alternatif olup olmadığını ve bu çözüm yollarının getirilmesinin temel gerekçelerini sorduk.

“Alternatif çözüm yolları gerçekten alternatif midir?” dosya konumuzda, iş hukukunda zorunlu arabuluculuğun işçiler için ne anlama geldiğini Av. Nuray Özdoğan, “İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk: Haklı Olan Değil Güçlü Olan Kazansın!” başlıklı yazısında değerlendirirken, Dr. Öğr. Üyesi Hande Ünsal, yatırım tahkiminin ne amaçla getirildiği ve işleyişini ayrıntılı bir şekilde “Devlet ve Yatırımcı Arası Uyuşmazlıkların Çözümünde Mahkeme Dışı Bir Yol Olarak Yatırım Tahkimi” yazısında inceledi. Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Mert Duygun ise “Zorunlu Arabuluculuk Kurumunu Hukuk Devleti ve Mahkemeye Erişim Hakkı Bakımından Düşünmek” başlıklı yazısında, zorunlu arabuluculuk sisteminin mahkemeye erişim hakkı açısından ne anlama geldiğine ilişkin değerlendirmelerine yer verdi. Dosyamızda ceza hukukunda uzlaşma kurumunu ise Dr. Öğr. Üyesi Buket Soygüt Arslan inceleyecekti. Ancak küçük bir operasyon geçirmesi nedeniyle bu yazıyı kaleme alamadılar. Değerli hocamıza Hukuk Defterleri yayın kurulu olarak geçmiş olsun dileklerimizi iletir, bir an önce sağlığına kavuşmasını dileriz.

***

Dosya konularımızın yanında, bu sayımızda yine çok değerli yazılar yer alıyor. Sevgili Ar. Gör. Cemile Turgut, “Savunmaya Düşen Gölge” yazısında çoklu baro sistemini değerlendirdi. Ar. Gör. Sinem Şirin ise, 1921 Anayasasının 100. yılı vesilesiyle, “1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun Kurucu İktidar Mirası ve Demokratik Meclis Geleneğinin Tali Kurucu İktidar Çerçevesinde Değerlendirilmesi” yazısını kaleme aldı. Yine Ar. Gör Aylin Kul Yenigül ise “Stanley Milgram’ın “İnsanın Gerçek Doğasını İfşa Eden Deney” Adlı Kitabından Hareketle Meşhur Milgram Deneylerinin Kısa Bir Değerlendirmesi” başlıklı çalışmasında bu dönemki toplumsal değişimlere ışık tutacak Milgram deneylerini ayrıntılı bir şekilde inceleyerek bizlere tekrar hatırlattı.

İktisat Notları sayfasında ise Prof. Dr. İzzettin Önder, pandemi ve yarattığı kriz ve yoksulluk üzerine “Pandemi Ortamında Kriz ve Yoksulluk” başlıklı yazıyı kaleme alırken; Hukuk Felsefesi sayfamızda, engellilerin çevre hakkını Ayça Sümeyra Aykut Sağkan“Hayatın Mutat Ancak Bencil Akışında Üç Hayalet” başlıklı yazısıyla değerlendirdi. Mizah sayfamızda ise Avukat Hüsnü Niyetli, “Jetlik” yazısında ceza yargılamalarındaki jet yargılamaları mizahi diliyle anlattı. Evrim Şenöz de, Mercek sayfasında konuşulan yargı reformlarını “Yeni Yılda Yeni Reformlara Doğru” başlıklı yazısında kaleme aldı.

Portre sayfamızda ise iki sene önce 2 Ocak 2019 tarihinde, öğrencisi tarafından katledilen iş hukukçusu Ceren Damar’ı saygı ve sevgiyle anıyoruz.

Bu sayımızda iki önemli hukuk sitesine ilişkin birbirinden keyifli ve önemli söyleşilerimiz de bulunuyor. Bu röportajlarda, iki genç hukukçu ve akademisyen sevgili Dr. Pınar Dikmen ve Deniz Bilgehan ile kurmuş oldukları Publicisteturc isimli Türk- Fransız kamu hukuku araştırmaları platformu ve kamu hukukuna ilişkin söyleşirken; Hukuk Ansiklopedisi’ni hazırlayan ekipten değerli Av. İbrahim Aycan ile hem Hukuk Ansiklopedisi hem de hukuk üzerine sohbet ettik. Bunlarla birlikte Öğrenci Gözünden sayfamızda ise, liyakat kurallarına uymaksızın ve seçim yapılmaksızın geçen ay Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne yapılan atamayı boykot ederek üniversitelerine sahip çıkan Boğaziçili öğrencilerle önemli bir söyleşi gerçekleştirdik.

***

Dergimizin 30. sayının (Mart-Nisan 2021) dosyasında, ekonomi politiğe ilişkin yeni arayışların dillendirildiği bu zamanda, kamulaştırma/ özelleştirme tartışmalarını ele almak istiyoruz. Bu konuda sizlerden gelecek öneri, yazı ve katkıları beklediğimizi hatırlatmak isteriz.

Gelecek sayıda görüşmek dileğiyle, keyifli okumalar…

print

Alternatif yollarla uyuşmazlıklar adil bir şekilde çözülür mü?

Uzun zamandır yargı alanında reformlar yapılıyor, yenilerinin de geleceği söyleniyor. 2020 sonunda devlet yetkililerin açıklamaları da yakın zamanda yeni reform paketlerinin habercisi oldu. Bu paketlerde tam olarak ne olduğunu şu an bilemesek de, yabancı sermayenin Türkiye’ye girişi için insan hakları bakımından kimi adımların atılması ve yargılamaların mahkemeler dışına daha fazla çıkarılarak alternatif çözüm yollarının geliştirilmesi gündemde. Bizler de bu sayının dosyasında, konuya giriş mahiyetinde alternatif çözüm yollarının hak arama özgürlüğü açısından gerçekten mahkemelere bir alternatif olup olmadığını ve bu çözüm yollarının getirilmesinin temel gerekçelerini sorduk.

“Alternatif çözüm yolları gerçekten alternatif midir?” dosya konumuzda, iş hukukunda zorunlu arabuluculuğun işçiler için ne anlama geldiğini Av. Nuray Özdoğan, “İş Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk: Haklı Olan Değil Güçlü Olan Kazansın!” başlıklı yazısında değerlendirirken, Dr. Öğr. Üyesi Hande Ünsal, yatırım tahkiminin ne amaçla getirildiği ve işleyişini ayrıntılı bir şekilde “Devlet ve Yatırımcı Arası Uyuşmazlıkların Çözümünde Mahkeme Dışı Bir Yol Olarak Yatırım Tahkimi” yazısında inceledi. Dr. Öğretim Üyesi Ahmet Mert Duygun ise “Zorunlu Arabuluculuk Kurumunu Hukuk Devleti ve Mahkemeye Erişim Hakkı Bakımından Düşünmek” başlıklı yazısında, zorunlu arabuluculuk sisteminin mahkemeye erişim hakkı açısından ne anlama geldiğine ilişkin değerlendirmelerine yer verdi. Dosyamızda ceza hukukunda uzlaşma kurumunu ise Dr. Öğr. Üyesi Buket Soygüt Arslan inceleyecekti. Ancak küçük bir operasyon geçirmesi nedeniyle bu yazıyı kaleme alamadılar. Değerli hocamıza Hukuk Defterleri yayın kurulu olarak geçmiş olsun dileklerimizi iletir, bir an önce sağlığına kavuşmasını dileriz.

***

Dosya konularımızın yanında, bu sayımızda yine çok değerli yazılar yer alıyor. Sevgili Ar. Gör. Cemile Turgut, “Savunmaya Düşen Gölge” yazısında çoklu baro sistemini değerlendirdi. Ar. Gör. Sinem Şirin ise, 1921 Anayasasının 100. yılı vesilesiyle, “1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun Kurucu İktidar Mirası ve Demokratik Meclis Geleneğinin Tali Kurucu İktidar Çerçevesinde Değerlendirilmesi” yazısını kaleme aldı. Yine Ar. Gör Aylin Kul Yenigül ise “Stanley Milgram’ın “İnsanın Gerçek Doğasını İfşa Eden Deney” Adlı Kitabından Hareketle Meşhur Milgram Deneylerinin Kısa Bir Değerlendirmesi” başlıklı çalışmasında bu dönemki toplumsal değişimlere ışık tutacak Milgram deneylerini ayrıntılı bir şekilde inceleyerek bizlere tekrar hatırlattı.

İktisat Notları sayfasında ise Prof. Dr. İzzettin Önder, pandemi ve yarattığı kriz ve yoksulluk üzerine “Pandemi Ortamında Kriz ve Yoksulluk” başlıklı yazıyı kaleme alırken; Hukuk Felsefesi sayfamızda, engellilerin çevre hakkını Ayça Sümeyra Aykut Sağkan“Hayatın Mutat Ancak Bencil Akışında Üç Hayalet” başlıklı yazısıyla değerlendirdi. Mizah sayfamızda ise Avukat Hüsnü Niyetli, “Jetlik” yazısında ceza yargılamalarındaki jet yargılamaları mizahi diliyle anlattı. Evrim Şenöz de, Mercek sayfasında konuşulan yargı reformlarını “Yeni Yılda Yeni Reformlara Doğru” başlıklı yazısında kaleme aldı.

Portre sayfamızda ise iki sene önce 2 Ocak 2019 tarihinde, öğrencisi tarafından katledilen iş hukukçusu Ceren Damar’ı saygı ve sevgiyle anıyoruz.

Bu sayımızda iki önemli hukuk sitesine ilişkin birbirinden keyifli ve önemli söyleşilerimiz de bulunuyor. Bu röportajlarda, iki genç hukukçu ve akademisyen sevgili Dr. Pınar Dikmen ve Deniz Bilgehan ile kurmuş oldukları Publicisteturc isimli Türk- Fransız kamu hukuku araştırmaları platformu ve kamu hukukuna ilişkin söyleşirken; Hukuk Ansiklopedisi’ni hazırlayan ekipten değerli Av. İbrahim Aycan ile hem Hukuk Ansiklopedisi hem de hukuk üzerine sohbet ettik. Bunlarla birlikte Öğrenci Gözünden sayfamızda ise, liyakat kurallarına uymaksızın ve seçim yapılmaksızın geçen ay Boğaziçi Üniversitesi rektörlüğüne yapılan atamayı boykot ederek üniversitelerine sahip çıkan Boğaziçili öğrencilerle önemli bir söyleşi gerçekleştirdik.

***

Dergimizin 30. sayının (Mart-Nisan 2021) dosyasında, ekonomi politiğe ilişkin yeni arayışların dillendirildiği bu zamanda, kamulaştırma/ özelleştirme tartışmalarını ele almak istiyoruz. Bu konuda sizlerden gelecek öneri, yazı ve katkıları beklediğimizi hatırlatmak isteriz.

Gelecek sayıda görüşmek dileğiyle, keyifli okumalar…

print