Emeğin Notları: AKP İktidarının Kıdem Tazminatı Fonu Serüveni

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana, işçilerin kıdem tazminatı hakkının fona devredilmesi girişimleri gündemden düşmemektedir. İktidar, 1936 yılından beri uygulanan, işçilerin mücadelesiyle gelişen kıdem tazminatı hakkını işçi sınıfının elinden almayı hedeflemektedir. AKP iktidarının hükümet programlarında, ulusal istihdam strateji belgesi, kalkınma planı, yeni ekonomik program vb. sosyal ve ekonomik eylem planı belgelerinin tamamına yakınında kıdem tazminatının fona devredilmesi niyeti açık bir şekilde yer almaktadır.

Bunun en önemli nedenlerinden biri, işverenlerin kıdem tazminatı hakkının sınırlanmasına, ortadan kaldırılmasına yönelik ısrarlı talepleridir. İşveren kesiminin bu taleplerinin en önemli gerekçelerinden biri ülkemizde ilk kez 01 Haziran 2000 tarihinde yürürlüğe giren İşsizlik Sigortası Kanunu hükümlerinin kıdem tazminatının önemli fonksiyonlarından birini ortadan kaldırdığı iddiasıdır.

Kıdem Tazminatı Fonu’nun gündeme gelmesinin diğer önemli nedenlerinden biri de, Uluslararası Para Fonu IMF’nin 2000’li yılların başından beri kıdem tazminatına yönelik yaptığı değerlendirme ve tavsiyelerdir. Bunları kronolojik olarak ele alırsak;

– 9 Mart 2007’de yayınlanan “Türkiye – 2007 Madde IV Görüşmeleri, IMF Heyetinin Değerlendirmeleri” başlığını taşıyan mektupta açık bir dille kıdem tazminatı uygulamasının içinin boşaltılması ve iş yasasının daha da esnekleştirilmesi çağrısı yapılmaktadır.

– 2010 Mayıs ayında yayınlanan, 4. madde konsültasyonu kapsamındaki raporunda, işçinin temel hakkı olan kıdem tazminatı eleştirilerek, kıdem tazminatı sisteminin, OECD ülkeleri içinde en cömert olanı olduğu vurgusu yapılmaktadır.

– 2018 Nisan tarihli raporunda hükümete “İşgücü piyasası kıdem tazminatı reformu ile daha esnek hale getirilebilir. Emeklilik sistemi reformu genişletilmeli; özel emekliliğe otomatik katılım genişletilmelidir” tavsiyesinde bulunmaktadır.

– 2019 yılında yayınladığı Türkiye raporunun son bölümünde kıdem tazminatının da iş gücü hareketliliğini teşvik etmek için yeniden düzenlenebileceğine işaret etmektedir.

IMF’nin yukarıdaki açıklamalarından, kıdem tazminatında yeni düzenleme isteğinin esasen uluslararası sermayenin de ısrarlı bir isteği olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

***

Yazının devamını Hukuk Defterleri’nin 26-27. sayısında okuyabilirsiniz.

print

Emeğin Notları: AKP İktidarının Kıdem Tazminatı Fonu Serüveni

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana, işçilerin kıdem tazminatı hakkının fona devredilmesi girişimleri gündemden düşmemektedir. İktidar, 1936 yılından beri uygulanan, işçilerin mücadelesiyle gelişen kıdem tazminatı hakkını işçi sınıfının elinden almayı hedeflemektedir. AKP iktidarının hükümet programlarında, ulusal istihdam strateji belgesi, kalkınma planı, yeni ekonomik program vb. sosyal ve ekonomik eylem planı belgelerinin tamamına yakınında kıdem tazminatının fona devredilmesi niyeti açık bir şekilde yer almaktadır.

Bunun en önemli nedenlerinden biri, işverenlerin kıdem tazminatı hakkının sınırlanmasına, ortadan kaldırılmasına yönelik ısrarlı talepleridir. İşveren kesiminin bu taleplerinin en önemli gerekçelerinden biri ülkemizde ilk kez 01 Haziran 2000 tarihinde yürürlüğe giren İşsizlik Sigortası Kanunu hükümlerinin kıdem tazminatının önemli fonksiyonlarından birini ortadan kaldırdığı iddiasıdır.

Kıdem Tazminatı Fonu’nun gündeme gelmesinin diğer önemli nedenlerinden biri de, Uluslararası Para Fonu IMF’nin 2000’li yılların başından beri kıdem tazminatına yönelik yaptığı değerlendirme ve tavsiyelerdir. Bunları kronolojik olarak ele alırsak;

– 9 Mart 2007’de yayınlanan “Türkiye – 2007 Madde IV Görüşmeleri, IMF Heyetinin Değerlendirmeleri” başlığını taşıyan mektupta açık bir dille kıdem tazminatı uygulamasının içinin boşaltılması ve iş yasasının daha da esnekleştirilmesi çağrısı yapılmaktadır.

– 2010 Mayıs ayında yayınlanan, 4. madde konsültasyonu kapsamındaki raporunda, işçinin temel hakkı olan kıdem tazminatı eleştirilerek, kıdem tazminatı sisteminin, OECD ülkeleri içinde en cömert olanı olduğu vurgusu yapılmaktadır.

– 2018 Nisan tarihli raporunda hükümete “İşgücü piyasası kıdem tazminatı reformu ile daha esnek hale getirilebilir. Emeklilik sistemi reformu genişletilmeli; özel emekliliğe otomatik katılım genişletilmelidir” tavsiyesinde bulunmaktadır.

– 2019 yılında yayınladığı Türkiye raporunun son bölümünde kıdem tazminatının da iş gücü hareketliliğini teşvik etmek için yeniden düzenlenebileceğine işaret etmektedir.

IMF’nin yukarıdaki açıklamalarından, kıdem tazminatında yeni düzenleme isteğinin esasen uluslararası sermayenin de ısrarlı bir isteği olduğu açıkça anlaşılmaktadır.

***

Yazının devamını Hukuk Defterleri’nin 26-27. sayısında okuyabilirsiniz.

print