{"id":1560,"date":"2017-06-25T01:22:03","date_gmt":"2017-06-25T01:22:03","guid":{"rendered":"http:\/\/hukukdefterleri.com\/?p=1560"},"modified":"2017-09-08T12:16:50","modified_gmt":"2017-09-08T09:16:50","slug":"anayasa-tezleri-rejim-degisikligi-kurucu-iktidar-egemen-diktatorluk","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/?p=1560","title":{"rendered":"Anayasa Tezleri: Rejim De\u011fi\u015fikli\u011fi, Kurucu \u0130ktidar, Egemen Diktat\u00f6rl\u00fck"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\"><strong>1- \u201cK\u00fcresel kapitalizmin son k\u0131rk-k\u0131rk be\u015f y\u0131ll\u0131k e\u011filimi \u201cg\u00fc\u00e7l\u00fc y\u00fcr\u00fctme\/y\u00fcr\u00fctmenin g\u00fc\u00e7lendirilmesi\u201ddir ve bu, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak kapitalist T\u00fcrkiye\u2019ye de yans\u0131maktad\u0131r.\u201d<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">K\u00fcreselle\u015fme, sermayenin gezegen \u00f6l\u00e7e\u011findeki dola\u015f\u0131m h\u0131z\u0131n\u0131n artmas\u0131, neoliberalizm ise bu h\u0131za uygun politikalar\u0131n b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir \u015fekilde hayata ge\u00e7irilmesi olarak tan\u0131mlanabilir. Sermayenin dola\u015f\u0131m h\u0131z\u0131n\u0131n artmas\u0131 ile birlikte kapitalizmin temel e\u011filimi, ekonomi ile siyaseti ayr\u0131\u015ft\u0131rarak ekonomiyi siyasal karar alma mekanizmalar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na ta\u015f\u0131mak ve bir teknik idare meselesine indirgemek olmu\u015ftur. B\u00f6ylelikle devlet ayg\u0131t\u0131 sermayenin h\u0131z\u0131na uygun bir \u015fekilde \u00e7al\u0131\u015fabilecek, ekonominin i\u015fleyi\u015fine dair meseleler kamusal m\u00fczakerelerin ve siyasal taleplerin bir par\u00e7as\u0131 olmayacakt\u0131r. Bu ise kapitalist devletin temel m\u00fczakere ayg\u0131t\u0131 olan parlamento kurumunun devre d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rak\u0131lmas\u0131 anlam\u0131na gelmektedir. Ekonomiye dair politikalar giderek parlamentonun konusu ve meselesi olmaktan \u00e7\u0131kar\u0131lmakta, teknokratik karar alma s\u00fcre\u00e7leriyle d\u00fczenlenmektedir. Kanunlar yerine Kanun H\u00fckm\u00fcnde Kararnamelerin temel idare tekni\u011fine d\u00f6n\u00fc\u015fmesi bunun en somut \u00f6rne\u011fidir. B\u00f6ylelikle ekonomi y\u00f6netimi parlamento denetiminden ka\u00e7\u0131r\u0131lmakta\/uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmakta ve birtak\u0131m kurullar\u0131n ald\u0131\u011f\u0131 kararlar\u0131n parlamento arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla parlamentoyu bypass ederek onayland\u0131\u011f\u0131 bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcme kavu\u015fmaktad\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde ba\u015fta \u00f6zelle\u015ftirme ya da acele kamula\u015ft\u0131rma kararlar\u0131 \u00f6rneklerinde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere, ekonomi politika-lar\u0131 yarg\u0131 denetiminin d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rak\u0131lmakta, dava konusu yap\u0131lamamaktad\u0131r. Bu da devletin g\u00f6reli \u00f6zerkli\u011fini azaltmakta, onu \u201cegemen s\u0131n\u0131f\u0131n icra heyeti\u201d stat\u00fcs\u00fcne daha fazla yakla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>2- \u201c12 Mart 1971 darbesi sonras\u0131 yap\u0131lan anayasal d\u00fczenlemeler, 12 Eyl\u00fcl 1980 darbesi sonras\u0131 olu\u015fturulan 1982 Anayasas\u0131 ve 12 Eyl\u00fcl 2010 referandumuyla yap\u0131lan de\u011fi\u015fiklikler, y\u00fcr\u00fctmenin g\u00fc\u00e7lendirmesi s\u00fcrecinin anayasal u\u011fraklar\u0131 olarak okunmal\u0131d\u0131r.\u201d<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">27 May\u0131s Anayasas\u0131n\u0131n aksine hem 12 Mart sonras\u0131 yap\u0131lan anayasal d\u00fczenlemeler, hem de 12 Eyl\u00fcl Anayasas\u0131, yasamay\u0131 zay\u0131flat\u0131rken y\u00fcr\u00fctmeyi g\u00fc\u00e7lendiren bir nitelik ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Bunda y\u00fckselen sol muhalefet ve i\u015f\u00e7i hareketi kar\u015f\u0131s\u0131nda devlet ayg\u0131t\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7lendirme kayg\u0131s\u0131 kadar ya\u015fanan kapitalist d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcn de b\u00fcy\u00fck etkisi vard\u0131r. Devletin planl\u0131-kalk\u0131nmac\u0131 ve i\u00e7 pazara y\u00f6nelik ekonomi politikalar\u0131 izledi\u011fi ve buna uygun bir \u015fekilde \u201csosyal devlet\u201d olarak kurguland\u0131\u011f\u0131 60-80 d\u00f6neminin aksine, neoliberal 24 Ocak Kararlar\u0131 ile birlikte a\u00e7\u0131lan yeni d\u00f6nemde anayasa da buna uygun olarak haz\u0131rlanm\u0131\u015f, iktisadi liberalle\u015fmeyle otoriterle\u015fme ve y\u00fcr\u00fctmenin g\u00fc\u00e7lendirilmesi el ele gitmi\u015ftir. \u00d6zellikle \u00d6zal d\u00f6nemi bu a\u00e7\u0131dan \u00e7arp\u0131c\u0131 bir \u00f6rnektir. \u00d6zal bir yandan \u00fclkeyi Kanun H\u00fckm\u00fcnde Kararnamelerle y\u00f6netirken, \u00f6te yandan \u00f6zelle\u015ftirme s\u00fcrecini h\u0131zland\u0131rm\u0131\u015f, ekonomi-siyaset ba\u011f\u0131n\u0131 koparmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. 90\u2019lar\u0131n krizinin ard\u0131ndan AKP\u2019nin \u00d6zal\u2019\u0131n miras\u0131n\u0131 \u00fcstlenerek ileriye ta\u015f\u0131mas\u0131 \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 de\u011fildir ve 12 Eyl\u00fcl referandumu da buna uygun bir nitelik ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Referandumla yap\u0131lan de\u011fi\u015fiklikler hem y\u00fcr\u00fctmeyi g\u00fc\u00e7lendirmeyi, hem de yarg\u0131n\u0131n \u00f6zelle\u015ftirme s\u00fcre\u00e7lerine m\u00fcdahalesini engellemeyi ama\u00e7layan bir perspektife haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r. Tam da bu nedenle AKP rejimi ile 12 Eyl\u00fcl aras\u0131nda bir s\u00fcreklilik ili\u015fkisi vard\u0131r ve neoliberalizm ve otoriterle\u015fme bu s\u00fcreklili\u011fin karakteristi\u011fini olu\u015fturmaktad\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>3- \u201cT\u00fcrkiye\u2019de bug\u00fcn fiili olarak \u201ckuvvetler ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131\u201dndan s\u00f6z etmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Yasama b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ve yarg\u0131 b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde y\u00fcr\u00fctmenin kontrol\u00fcne girmi\u015f durumdad\u0131r. Y\u00fcr\u00fctmede ise g\u00fc\u00e7 esas olarak cumhurba\u015fkan\u0131nda toplanm\u0131\u015f ve ortaya fiili bir ba\u015fkanl\u0131k durumu ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.\u201d<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Kuvvetler ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 elbette ki burjuva demokrasileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan mutlak bir ger\u00e7eklikten ziyade bir \u201cideal durum\u201d yani \u201colmas\u0131 gereken\u201d niteli\u011fi ta\u015f\u0131r ve zaten hi\u00e7bir burjuva demokrasisinde mutlak kuvvetler ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z etmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir, bu nedenle kuvvetler ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n derecelerinden s\u00f6z etmek daha do\u011fru olacakt\u0131r. Geli\u015fmi\u015f ve istikrarl\u0131 kapitalist \u00fclkelerde normal zamanlarda bu ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131n derecesi daha y\u00fcksekken, istisna durumlar\u0131nda, yani ola\u011fan\u00fcst\u00fc hallerde daha d\u00fc\u015fmektedir. \u00d6zellikle 11 Eyl\u00fcl sald\u0131r\u0131lar\u0131 sonras\u0131nda bat\u0131 d\u00fcnyas\u0131nda yarg\u0131 ola\u011fan\u00fcst\u00fcle\u015fmi\u015f, anayasal hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fckler ask\u0131ya al\u0131nm\u0131\u015f, dost-d\u00fc\u015fman ayr\u0131m\u0131na dayal\u0131 siyaset, y\u00fcr\u00fctmenin g\u00fcc\u00fcn\u00fc ve yarg\u0131 \u00fcze-rindeki denetimini art\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcrkiye\u2019de ise klasik anlamda bir kuvvetler ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6z etmek hi\u00e7 m\u00fcmk\u00fcn olmam\u0131\u015f ise de kar\u015f\u0131m\u0131zda yeni bir durum vard\u0131r. Y\u00fcksek yarg\u0131ya ili\u015fkin son d\u00fczenlemelerin de g\u00f6stermi\u015f oldu\u011fu \u00fczere, yarg\u0131n\u0131n \u201cg\u00f6reli \u00f6zerkli\u011fi\u201d minimum seviyeye inmi\u015f, yasama ile birlikte yarg\u0131n\u0131n da b\u00fct\u00fcn\u00fcyle y\u00fcr\u00fctmenin en tepesindeki isme ba\u011fland\u0131\u011f\u0131 bir durum ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Parlamento ise yine y\u00fcr\u00fctmenin en tepesindeki ismin mutlak kontrol\u00fcnde olan partinin \u00e7o\u011funlu\u011fu elinde tuttu\u011fu ve istedi\u011fi yasalar\u0131 kolayl\u0131kla ge\u00e7irebildi\u011fi bir nitelik ta\u015f\u0131makta, bu nedenle de yine tek adama ba\u011fl\u0131 bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm arz etmektedir. Dolay\u0131s\u0131yla ortada a\u00e7\u0131k\u00e7a fiili bir tek adam\/tek parti devleti bulunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>4- \u201cT\u00fcrkiye\u2019de bug\u00fcn ne \u201cdemokratik bir anayasa\u201d, ne de bir \u201cba\u015fkanl\u0131k tart\u0131\u015fmas\u0131\u201d vard\u0131r, s\u00f6z konusu olan iktidar\u0131n fiili duruma anayasal stat\u00fc kazand\u0131rma giri\u015fimidir.\u201d<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bunun g\u00f6r\u00fclmesi \u00f6nemlidir, \u00e7\u00fcnk\u00fc meseleyi \u201cdemokratik bir anayasa yapmak m\u00fcmk\u00fcn m\u00fc?\u201d ya da \u201cba\u015fkanl\u0131k modellerinden hangisi T\u00fcrkiye\u2019ye daha uygun?\u201d gibi bir naiflikle tart\u0131\u015fmak a\u00e7\u0131k\u00e7a apolitizm anlam\u0131na gelecek ve tek adam rejiminin in\u015fas\u0131na dolayl\u0131 katk\u0131 yapmak gibi bir durumla sonu\u00e7lanacakt\u0131r. Tak\u0131n\u0131lmas\u0131 gereken tutum \u00e7ok kesin bir \u015fekilde, iktidar\u0131 ve onun anayasa yapma me\u015frulu\u011funu, yani kurucu iktidar olma iddias\u0131n\u0131 reddetmek ve nas\u0131l bir anayasa yap\u0131labilece\u011fi ya da nas\u0131l bir ba\u015fkanl\u0131k modelinin T\u00fcrkiye\u2019ye uygun olaca\u011f\u0131 gibi tart\u0131\u015fmalara girmemektir. Bug\u00fcn \u00f6ncelikli g\u00f6rev, \u201cfiili durumun anayasal stat\u00fcye kavu\u015fturulmas\u0131\u201d ad\u0131 alt\u0131nda ya\u015fanan s\u00fcrece, yani parti-devleti rejiminin anayasas\u0131n\u0131n ilan\u0131na kar\u015f\u0131 durmak ve bunu durdurmaya \u00e7al\u0131\u015fmakt\u0131r, bu da herhangi bir m\u00fczakereyi, diyalo\u011fu, pazarl\u0131\u011f\u0131 reddetmek anlam\u0131na gelmektedir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>5- \u201cT\u00fcrkiye\u2019deki bug\u00fcnk\u00fc tart\u0131\u015fma sadece kapitalizmin e\u011filimlerine ve sermayenin ihtiya\u00e7lar\u0131na indirgenemez, odaklan\u0131lmas\u0131 gereken yer fiili duruma stat\u00fc kazand\u0131rma giri\u015fimidir ki, bu fiili durumun ad\u0131 \u201crejim de\u011fi\u015fikli\u011fi\u201ddir.\u201d<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">AKP rejim in\u015fa eden bir partidir ve rejim basit\u00e7e parlamenter sistem-ba\u015fkanl\u0131k sistemi tart\u0131\u015fmas\u0131na indirgenemeyece\u011fi gibi, kapitalizmin ihtiya\u00e7lar\u0131na da indirgenemez. Bug\u00fcn T\u00fcrkiye siyasal \u0130slamc\u0131 bir parti eliyle siyasal \u0130slamc\u0131 bir perspektifle y\u00f6netilmekte ve bir rejim in\u015fa s\u00fcreci ya\u015famaktad\u0131r. Rejimlerin kurucu ilkeleri ve kurucu felsefeleri vard\u0131r ve bu ba\u011flamda AKP\u2019nin in\u015fa etti\u011fi rejimin kurucu ilkesi ve felsefesi dindir. Kurucu ilke olarak dini se\u00e7mek, egemenli\u011fin kayna\u011f\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmek demektir. 1923 Cumhuriyeti\u2019nde egemenli\u011fin kayna\u011f\u0131 \u201culus\u201dtur, AKP rejiminde ise egemenlik \u201cmillet\u201de aittir. Millet ise esas olarak M\u00fcsl\u00fcman olmak \u00fczerinden tan\u0131mlanmaktad\u0131r ki, bu, dolayl\u0131\/fiili olarak egemenli\u011fi tanr\u0131ya vermek demektir, \u00e7\u00fcnk\u00fc millet dinsel bir kolektif kimliktir ve rejimin terminolojisi ba\u011flam\u0131nda bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda ancak tanr\u0131ya at\u0131fla tan\u0131mlanabilmektedir. Tanr\u0131 ad\u0131na milleti y\u00f6neten ise fiili monark, yani fiilen padi\u015fah ve halifedir. Sand\u0131k ise burada bir dekor, bir m\u00fcsamereye d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f durumdad\u0131r. Se\u00e7menlerden d\u00fczenli aral\u0131klarla sand\u0131\u011fa gitmeleri ve fiili durumu onaylamalar\u0131 beklenmektedir. Dolay\u0131s\u0131yla anayasa tart\u0131\u015fmalar\u0131 da, ba\u015fkanl\u0131k tart\u0131\u015fmalar\u0131 da bu ba\u011flama yerle\u015ftirilerek yap\u0131lmal\u0131, rejim de\u011fi\u015fikli\u011finin ideolojik\/politik y\u00f6n\u00fc daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde vurgulanmal\u0131, otoriterle\u015fme, dinselle\u015fme ve piyasala\u015fma aras\u0131ndaki varolu\u015fsal ili\u015fki g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde te\u015fhir edilmelidir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\n<strong>6- \u201cRejim de\u011fi\u015fikli\u011finin anayasal stat\u00fcye kavu\u015fturulmas\u0131 \u00e7abas\u0131 AKP\u2019yi \u201casli kurucu iktidar\u201d olarak de\u011ferlendirmemizi gerektirmektedir.\u201d<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\nYani ortada bir \u201ctali kurucu iktidar\u201d yoktur, rejimi radikal bir \u015fekilde de\u011fi\u015ftirmek isteyen ve dolay\u0131s\u0131yla da kurucu niteli\u011fi haiz bir irade vard\u0131r. 1923 Cumhuriyeti\u2019nden sadece parlamenter sistemin ilgas\u0131 anlam\u0131nda de\u011fil, devlet-toplum, devlet-yurtta\u015f ili\u015fkisi ve esas olarak egemenli\u011fin kayna\u011f\u0131 ve kurucu ilkenin dinselli\u011fi anlam\u0131nda mutlak bir kopu\u015f aray\u0131\u015f\u0131 s\u00f6z konusudur. Anayasa tekni\u011fi olarak bug\u00fcnk\u00fc Meclis\u2019in \u201ckurucu iktidar\u201d niteli\u011fi ta\u015f\u0131mamas\u0131 fiilen herhangi bir anlam ifade etmez. Asli kurucu iktidar olmak bir \u201ckarar\u201d meselesidir. Karar hayata ge\u00e7irilirse \u201cba\u015far\u0131l\u0131\u201d olunacakt\u0131r ve ba\u015far\u0131l\u0131 olunursa iktidar \u201casli kurucu iktidar\u201d olarak kabul edilecektir. Siyasetin \u201cfiili ola\u011fan\u00fcst\u00fc hal ilan\u0131\u201d \u00fczerinden b\u00fct\u00fcn\u00fcyle \u201cdost-d\u00fc\u015fman siyaseti\u201dne indirgenmesi de, toplumun bu siyaset ekseninde kutupla\u015ft\u0131r\u0131larak tek adaml\u0131\u011f\u0131n anayasal stat\u00fcye kavu\u015fturulmas\u0131 \u00e7abas\u0131 da bu ba\u011flamda okunmal\u0131d\u0131r. 7 Haziran\u2019daki se\u00e7im sonu\u00e7lar\u0131 rejim taraf\u0131ndan tan\u0131nmayarak tekrar se\u00e7im karar\u0131 al\u0131nm\u0131\u015f, 7 Haziran\u2019dan 1 Kas\u0131m\u2019a kadar ge\u00e7en s\u00fcre\u00e7te \u00fclke \u015fiddet \u00fczerinden kutupla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, toplumun sand\u0131\u011fa g\u00fcvenlik kayg\u0131s\u0131 ve istikrar talebiyle gitmesi ve g\u00fcc\u00fcn etraf\u0131nda kenetlenmesi ama\u00e7lanm\u0131\u015f, bunda da ba\u015far\u0131l\u0131 olunmu\u015ftur. 1 Kas\u0131m\u2019dan sonra ise s\u00fcre\u00e7 benzer minvalde ilerlemi\u015f, dost-d\u00fc\u015fman siyaseti ve s\u00fcreklile\u015fmi\u015f ola\u011fan\u00fcst\u00fc hal alt\u0131nda, ba\u015fkanl\u0131\u011fa giden yolun ta\u015flar\u0131 d\u00f6\u015fenmeye devam etmi\u015ftir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>7- \u201cTali de\u011fil asli kurucu iktidar olma iradesi ayn\u0131 zamanda komiseryal de\u011fil, egemen bir diktat\u00f6rl\u00fck arzusu anlam\u0131na gelmektedir.\u201d<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\n\u0130n\u015fa edilmekte olan rejim, anayasal d\u00fczlemde resmi olarak bir diktat\u00f6rl\u00fck ya da monar\u015fi anayasas\u0131 olmayacakt\u0131r elbette, bir \u015feriat devleti de olmayacakt\u0131r. Ancak g\u00fcc\u00fc y\u00fcr\u00fctmede tekelle\u015ftiren ve ebedile\u015ftirmek isteyen bir nitelik ta\u015f\u0131yacakt\u0131r. Bu nedenle de ortaya resmi olarak de\u011filse de fiili bir monark y\u00f6netiminin \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131, anayasan\u0131n ilgili h\u00fck\u00fcmlerinin de bu y\u00f6netimi ad\u0131n\u0131 koymadan yerle\u015fik k\u0131lmaya\/g\u00fc\u00e7lendirmeye y\u00f6nelik olaca\u011f\u0131n\u0131 iddia etmek m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6r\u00fcnmektedir. Bunun do\u011fal sonucu, ola\u011fan\u00fcst\u00fc hal tespitiyle d\u00fc\u015fman\u0131 yok etmek ve devleti korumak i\u00e7in ge\u00e7ici bir s\u00fcreli\u011fine diktatoryal yetkilerle donanm\u0131\u015f bir y\u00f6neticinin i\u015f ba\u015f\u0131na gelmesi anlam\u0131na gelen komiseryal diktat\u00f6rl\u00fckten farkl\u0131 olarak, sonsuza kadar iktidarda kalmaya ve devleti tek adam olarak y\u00f6netmeye hevesli bir ki\u015finin iktidar\u0131 anlam\u0131nda egemen diktat\u00f6rl\u00fckten s\u00f6z etmemizin olanakl\u0131 hale gelmesidir. Yeni rejim kendisini ge\u00e7ici bir diktat\u00f6rl\u00fck olarak de\u011fil, kal\u0131c\u0131 bir diktat\u00f6rl\u00fck olarak tahayy\u00fcl etmekte, planlar\u0131n\u0131 da ona g\u00f6re yapmaktad\u0131r. T\u00fcm bu olan biten bir \u201cistisna durumu\/ola\u011fan\u00fcst\u00fc hal\u201d i\u00e7erisinde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 g\u00f6stermektedir. Tam da bu nedenle birtak\u0131m tezlerden olu\u015fan bu yaz\u0131y\u0131, Walter Benjamin\u2019in&nbsp; \u201cTarih Kavram\u0131 \u00dczerine Tezler\u201dinin sekizincisi ile bitirmek yerinde olacakt\u0131r: \u201c<em>Ezilenlerin gelene\u011fi, bize i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u2018ola\u011fan\u00fcst\u00fc hal\u2019in ger\u00e7ekte kural oldu\u011funu \u00f6\u011fretir. Yapmam\u0131z gereken, bu duruma uygun d\u00fc\u015fecek bir tarih kavram\u0131na ula\u015fmakt\u0131r. O zaman ger\u00e7ek anlamda \u2018ola\u011fan\u00fcst\u00fc hal\u2019in olu\u015fturulmas\u0131, g\u00f6z\u00fcm\u00fczde bir g\u00f6rev niteli\u011fiyle belirecektir; b\u00f6ylece de fa\u015fizme kar\u015f\u0131 y\u00fcr\u00fct\u00fclen kavgadaki konumumuz, daha iyi bir konum olacakt\u0131r.<\/em>\u201d<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1- \u201cK\u00fcresel kapitalizmin son k\u0131rk-k\u0131rk be\u015f y\u0131ll\u0131k e\u011filimi \u201cg\u00fc\u00e7l\u00fc y\u00fcr\u00fctme\/y\u00fcr\u00fctmenin g\u00fc\u00e7lendirilmesi\u201ddir ve bu, ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak kapitalist T\u00fcrkiye\u2019ye de yans\u0131maktad\u0131r.\u201d K\u00fcreselle\u015fme, sermayenin gezegen \u00f6l\u00e7e\u011findeki dola\u015f\u0131m h\u0131z\u0131n\u0131n artmas\u0131, neoliberalizm ise bu h\u0131za uygun politikalar\u0131n b\u00fct\u00fcnl\u00fckl\u00fc bir \u015fekilde hayata ge\u00e7irilmesi olarak tan\u0131mlanabilir. Sermayenin dola\u015f\u0131m h\u0131z\u0131n\u0131n artmas\u0131 ile birlikte kapitalizmin temel e\u011filimi, ekonomi ile siyaseti ayr\u0131\u015ft\u0131rarak ekonomiyi siyasal karar [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":21,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[133,30],"tags":[],"class_list":["post-1560","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-dosya","category-sayilar-2"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/1560","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/21"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=1560"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/1560\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=1560"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=1560"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=1560"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}