{"id":1602,"date":"2017-06-27T06:41:50","date_gmt":"2017-06-27T06:41:50","guid":{"rendered":"http:\/\/hukukdefterleri.com\/?p=1602"},"modified":"2017-08-06T22:44:30","modified_gmt":"2017-08-06T19:44:30","slug":"charlie-hebdo-karari-yargi-kararlarinin-dinsellesmesi-dusmanlasmasi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/?p=1602","title":{"rendered":"Charlie Hebdo Karar\u0131: Yarg\u0131 Kararlar\u0131n\u0131n Dinselle\u015fmesi? D\u00fc\u015fmanla\u015fmas\u0131?"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: justify;\">28 Nisan 2016 tarihinde \u0130stanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi taraf\u0131ndan Cumhuriyet yazarlar\u0131 Ceyda Karan ve Hikmet \u00c7etinkaya hakk\u0131nda TCK\u2019n\u0131n 216\/1 maddesinde yer alan \u201cHalk\u0131 Kin ve D\u00fc\u015fmanl\u0131\u011fa Alenen Tahrik Etme\u201d su\u00e7unu i\u015flemi\u015f olmalar\u0131 nedeniyle 2 y\u0131l hapis cezas\u0131 verildi. \u00dclke g\u00fcndemi katliamlar, bombalamalar, darbe giri\u015fimi, OHAL derken olduk\u00e7a h\u0131zl\u0131 ak\u0131yorken hukuk tarihindeki en kritik kararlardan biri olabilecek bu karar\u0131 yak\u0131ndan inceleme olana\u011f\u0131 bulmak dahi ancak bug\u00fcnlere kald\u0131.28 Nisan 2016 tarihinde \u0130stanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi taraf\u0131ndan Cumhuriyet yazarlar\u0131 Ceyda Karan ve Hikmet \u00c7etinkaya hakk\u0131nda TCK\u2019n\u0131n 216\/1 maddesinde yer alan \u201cHalk\u0131 Kin ve D\u00fc\u015fmanl\u0131\u011fa Alenen Tahrik Etme\u201d su\u00e7unu i\u015flemi\u015f olmalar\u0131 nedeniyle 2 y\u0131l hapis cezas\u0131 verildi. \u00dclke g\u00fcndemi katliamlar, bombalamalar, darbe giri\u015fimi, OHAL derken olduk\u00e7a h\u0131zl\u0131 ak\u0131yorken hukuk tarihindeki en kritik kararlardan biri olabilecek bu karar\u0131 yak\u0131ndan inceleme olana\u011f\u0131 bulmak dahi ancak bug\u00fcnlere kald\u0131.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u0130lk kez olmasa da bu kararla yarg\u0131 kararlar\u0131ndaki dinsel referanslar\u0131n bu kadar keskin, a\u00e7\u0131k ve \u015f\u00fcpheye yer vermeyecek denli \u201cd\u00fc\u015fmanca\u201d olabildi\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. \u201cD\u00fc\u015fmanca\u201d deyimini kullan\u0131yorum zira \u0130stanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi karar\u0131 hukuk kurallar\u0131na ne kadar uygun de\u011filse, gerek\u00e7eli kararda kullan\u0131lan dil de o kadar d\u00fc\u015fmancad\u0131r. Bunu s\u00f6ylemekte beis g\u00f6rm\u00fcyorum.[foot]D\u00fc\u015fman: Birinin k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye \u00e7al\u0131\u015fan kimse, ya\u011f\u0131, has\u0131m, antagonist, dost kar\u015f\u0131t\u0131. \/Bir \u015feyin ya\u015famas\u0131na, bar\u0131nmas\u0131na engel olan (g\u00fc\u00e7, tutum vb.) (TDK) Ayr\u0131ca Alman Ceza Hukuk\u00e7usu Prof. Dr. G\u00fcnter Jakobs\u2019un ortaya att\u0131\u011f\u0131 \u201cD\u00fc\u015fman Ceza Hukuku\u201d kavram\u0131 ba\u011flam\u0131nda, yarg\u0131 kararlar\u0131ndaki bu d\u00fc\u015fmanla\u015fma e\u011filiminin okunabilece\u011fi kanaatindeyim. Zira T\u00fckiye\u2019de devletin cezaland\u0131rma politikas\u0131 \u00f6zellikle devlete kar\u015f\u0131 su\u00e7lar kategorisinde uzun s\u00fcredir bu e\u011filimi ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Ancak bu yaz\u0131da yarg\u0131n\u0131n bu karardaki dilinin d\u00fc\u015fmanla\u015fmas\u0131 ile kastedilen daha \u00e7ok bir tutum ve duyguyu anlatmaktad\u0131r.[\/foot]<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bilmeyenler i\u00e7in \u00f6zetleyelim, su\u00e7a konu olan fiil Ceyda Karan ve Hikmet \u00c7etinkaya\u2019n\u0131n 14 May\u0131s 2016 tarihinde kendilerine ait k\u00f6\u015felerinde Charlie Hebdo\u2019nun katliam sonras\u0131 25 \u00fclkede 16 dilde 4 milyon adet bas\u0131lan say\u0131s\u0131n\u0131n kapa\u011f\u0131n\u0131 yay\u0131nlamalar\u0131d\u0131r. Zira iddianameye g\u00f6re bu kapa\u011f\u0131n \u00fczerinde Hz. Muhammed\u2019e ait oldu\u011fu iddia edilen beyaz sar\u0131kl\u0131, uzun burunlu, sakall\u0131 ve elinde beyaz bir d\u00f6viz \u00fczerinde \u2018\u2018Je Suis Charlie\u2019\u2019 (Ben Charli\u2019yim) yazan \u00e7izim yer almaktad\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu yaz\u0131da ise karar\u0131n dikkat \u00e7ekici noktalar\u0131na de\u011finmekle beraber, yarg\u0131 kararlar\u0131nda dinsel referans verilmesi-sinin tek ba\u015f\u0131na hukuki bir ele\u015ftirinin konusu olamayaca\u011f\u0131, siyasal ve ideolojik olarak da de\u011ferlendirmeyi haketmesi nedeniyle, bu yanlar\u0131na da de\u011finilmektedir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>\u0130fade \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc m\u00fc, din ve vicdan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc m\u00fc daha \u00fcst\u00fcn bir hakt\u0131r?<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u0130ddianamede soru\u015fturma safhas\u0131nda san\u0131klara A\u0130HS 9. maddesinde belirtilen \u201cD\u00fc\u015f\u00fcnce ve vicdan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u201d ile 10. maddesinde yer alan \u201c\u0130fade \u00d6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u201d aras\u0131nda \u00f6ncelik verdi\u011fi \u00f6zg\u00fcrl\u00fck olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n soruldu\u011fu belirtilmektedir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Bu soru g\u00fcl\u00fcn\u00e7 derecede tuhaft\u0131r. San\u0131klara hangi insan hakk\u0131na \u00f6ncelik tan\u0131nd\u0131\u011f\u0131 nas\u0131l sorulabilmektedir, b\u00f6yle bir \u00f6ncelik mi s\u00f6z konusudur? A\u0130HS kararlar\u0131nda temel hak ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fcklerin nas\u0131l s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131labilece\u011finin ko\u015fullar\u0131 d\u00fczenlenmi\u015ftir, keza yine 10. maddede yer alan \u201cifade \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc\u201dn\u00fcn de nas\u0131l s\u0131n\u0131rlanabilece\u011fi belirtilmektedir. Ancak bir temel hak ve h\u00fcrriyetin s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lma ko\u015fullar\u0131n\u0131n belirtilmesi bu hakk\u0131 ne ikincil bir konuma iter, ne de zaten A\u0130HS maddeleri aras\u0131nda birbiri ile yar\u0131\u015fan haklar bulunmaktad\u0131r. Kald\u0131 ki bu s\u0131n\u0131rland\u0131rmay\u0131 de\u011ferlendirme yetkisi de Mahkemenin kendisine aittir. San\u0131\u011fa bu \u015fekilde haklar aras\u0131nda bir \u201c\u00f6nceli\u011fi\u201d olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n sorulmas\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a abesle i\u015ftigaldir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Halk\u0131n hangi kesimi di\u011fer kesimine kar\u015f\u0131 tahrik edilmi\u015ftir?<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">San\u0131klar\u0131n yarg\u0131land\u0131klar\u0131 madde olan TCK\u2019n\u0131n 216. maddesi aynen \u015f\u00f6yle: \u201cHalk\u0131n sosyal s\u0131n\u0131f, \u0131rk, din, mezhep veya b\u00f6lge bak\u0131m\u0131ndan farkl\u0131 \u00f6zelliklere sahip bir kesimini, di\u011fer bir kesimi aleyhine kin ve d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011fa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu g\u00fcvenli\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan a\u00e7\u0131k ve yak\u0131n bir tehlikenin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 halinde, bir y\u0131ldan \u00fc\u00e7 y\u0131la kadar hapis cezas\u0131 ile cezaland\u0131r\u0131l\u0131r.\u201d<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Su\u00e7un olu\u015fabilmesi i\u00e7in iki halk\u0131n tahrik edilmesi gerekir, iki t\u00fcrl\u00fc halk\u0131n birbirine k\u0131\u015fk\u0131rt\u0131lmas\u0131 gerekir. \u0130ddianamede ve gerek\u00e7eli kararda a\u00e7\u0131k\u00e7a bu gereklilikten, su\u00e7un maddi unsurundan bahsedilmekte ise de iki t\u00fcr halk\u0131n kim oldu\u011fu, hangi taraf\u0131n hangi taraf\u0131 tahrik etti\u011fi belirsizdir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Ancak su\u00e7un olu\u015fup olu\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131n tart\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 nokta ise, \u201cpeygamberin resminin \u00e7izilmesi\u201d ger\u00e7ekli\u011fidir. O halde sormak gerekiyor \u201cpeygamberin resmi \u00e7izilerek san\u0131klar hangi din kesimini hangi di\u011fer kesim aleyhine kin ve d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011fa tahrik etmi\u015ftir? Yani burada \u201cpeygamberin resminin \u00e7izilmesi\u201d ile tahrik olan kesimlerin kar\u015f\u0131s\u0131na ald\u0131\u011f\u0131 \u201caleyhe kesim\u201d hangisidir?<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Gerek\u00e7eli kararda yine tarihe ge\u00e7ecek \u015fekilde Sivas ve Mara\u015f katliamlar\u0131ndan \u00f6rnekler verilmi\u015f ve burada halk\u0131n tahrik edildi\u011fi iddia edilmi\u015ftir. Mahkemenin maddi ger\u00e7e\u011fi dahi yanl\u0131\u015f aktarmas\u0131 bir an i\u00e7in g\u00f6zard\u0131 edilse bile ortada tamamen bir \u00e7eli\u015fki oldu\u011fu a\u015fikard\u0131r: M\u00fcsl\u00fcman halk san\u0131klar\u0131n eyleminden tahrik oluyor, kime kar\u015f\u0131, san\u0131klara kar\u015f\u0131! O halde san\u0131klar\u0131n eylemleri ile tahrik olan m\u00fc\u015ftekilerin bu tahrik sonucu \u00f6fke ve eylemlerini y\u00f6neltece\u011fi kimseler yine san\u0131klar\u0131n kendisidir. Mahkeme bu tuhaf karar\u0131 ile san\u0131klar\u0131 cezaland\u0131rarak, tahrik olmu\u015f m\u00fc\u015ftekilerden mi korumaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r? A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131 kimin ma\u011fdur kimin san\u0131k oldu\u011fu anla\u015f\u0131lamaz haldedir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Mahkeme a\u00e7\u0131k\u00e7a \u201cYani e\u011fer b\u00fcy\u00fck dinsel grup olan M\u00fcsl\u00fcmanlar Peygamberlerinin resimlerinin yay\u0131n-lanmas\u0131n\u0131 \u00e7izilmesini g\u00f6sterilmesini istemiyor ise bu durum onlar\u0131n inan\u00e7lar\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Mahkeme incelemelerinde dinsel normlar ile hukuksal normlar aras\u0131nda bir adil denge kurmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. Mahkeme i\u00e7sel boyuttaki inan\u00e7 alan\u0131n\u0131n mutlak oldu\u011funu ancak d\u0131\u015fsal boyuttaki a\u00e7\u0131klama \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn gerekti\u011finde s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131labilece\u011fini de\u011ferlendirmektedir.\u201d<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">G\u00f6r\u00fclece\u011fi gibi, san\u0131klar M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n istemedikleri bir davran\u0131\u015f\u0131 sergiledikleri i\u00e7in ceza almaktad\u0131rlar, yani asl\u0131nda 216. madde sadece g\u00f6stermeliktir. Zira su\u00e7un unsurlar\u0131na ili\u015fkin ceza hukukunun hi\u00e7bir gereklili\u011fi yerine getirilmedi\u011fi gibi, su\u00e7un maddi ve manevi ko\u015fullar\u0131 zaten olu\u015fmam\u0131\u015ft\u0131r. Karar\u0131n yasa maddesindeki ko\u015fullar\u0131 ve somut olayda bu ko\u015fullar\u0131n olu\u015fmamas\u0131na ra\u011fmen olu\u015fmu\u015f gibi g\u00f6stermesine ili\u015fkin \u00e7abas\u0131 ceza hukukuna ili\u015fkin ayr\u0131ca bir de\u011ferlendirmeyi hak etmektedir. Ancak burada a\u00e7\u0131k olan bir inanc\u0131n mahkeme karar\u0131 ile \u201ctektiple\u015ftirilmeye\u201d \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmakta oldu\u011fudur, oysa b\u00f6yle bir durumda ise inan\u00e7 \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcnden bahsedilemez.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Mahkeme Anayasa\u2019daki laiklik ve hukuk devleti ilkesine ayk\u0131r\u0131 bi\u00e7imde \u201cdinsel normlar ile hukuksal normlar aras\u0131nda bir adil denge kurmas\u0131\u201d&nbsp; ile \u201ci\u00e7sel boyuttaki inan\u00e7 alan\u0131n\u0131n mutlak oldu\u011funu ancak d\u0131\u015fsal boyuttaki a\u00e7\u0131klama \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn gerekti\u011finde s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131labilece\u011fini\u201d belirtmektedir. \u0130nan\u00e7 alan\u0131 mutlak ise di\u011fer t\u00fcm maddi d\u00fcnya mu\u011flakt\u0131r ve \u00f6yleyse maddi alan inan\u00e7 alan\u0131na uygun halde olmal\u0131d\u0131r. Bu teokrasinin \u00fcslubu olup, bu anlay\u0131\u015f din\u00ee dogma, ilahi hak ve yarg\u0131lar\u0131ndan olu\u015fan bir siyasi sistemin nedensellik ve deneysellik \u00fczerine kurulan, \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ve e\u015fitlik ideallerinin yasa ile korundu\u011fu bir siyasi sistemin \u00fczerinde g\u00f6r\u00fclmesidir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Hebdo sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131 me\u015fru\u015fla\u015ft\u0131ran mahkeme, tekrar soral\u0131m kime d\u00fc\u015fman?<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Mahkeme gerek\u00e7eli kararda \u201cSANIKLARIN \u00dcZER\u0130NE ATILI SU\u00c7UN UNSURLARI NEDEN OLU\u015eMAKTADIR?\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 ile ay\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 b\u00f6l\u00fcmde san\u0131klar\u0131n eylemlerinin ayn\u0131 Charlie Hebdo sald\u0131r\u0131s\u0131n\u0131n kayna\u011f\u0131nda oldu\u011fu gibi \u201cpeygamberin resminin \u00e7izilmesi\u201d olmas\u0131 yatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ederek, sald\u0131r\u0131y\u0131 me\u015frula\u015ft\u0131rmakta ama dahas\u0131 olumlamakta, hakl\u0131 g\u00f6rmektedir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Mahkeme \u015f\u00f6yle ifade ediyor \u201c<em>Frans\u0131z dergisine yap\u0131lan sald\u0131r\u0131n\u0131n temelinde o derginin \u0130slam peygamberi Hz. Muhammed&#8217;e y\u00f6nelik olarak g\u00f6sterdi\u011fi sayg\u0131s\u0131z yakla\u015f\u0131m\u0131n oldu\u011fu tart\u0131\u015fmas\u0131zd\u0131r. Bu sald\u0131r\u0131da ondan fazla ki\u015fi hayat\u0131n\u0131 kaybetmi\u015ftir. Bu defa Frans\u0131z dergi kapa\u011f\u0131na Hz. Muhammed&#8217;i temsil etti\u011fini bildirdi\u011fi bir \u00e7izim koyarak o \u00e7izimi \u015f\u00f6yle konu\u015fturmu\u015ftur&#8221; hepsi affedildi -ben charlie yim\u201d Yani islami k\u00f6kenlilerin kendi peygamberlerine y\u00f6nelik yap\u0131lan sayg\u0131s\u0131z tav\u0131r nedeni ile ter\u00f6rist bir yakla\u015f\u0131m sergilemeleri dolay\u0131s\u0131 ile inan\u0131\u015fa g\u00f6re en b\u00fcy\u00fck islam\u0131n yani peygamberin onlar\u0131 affetti\u011fi im\u00e2 edilmi\u015ftir. Ne var ki bu sald\u0131r\u0131n\u0131n da temelinde olan \u015fey islami inan\u0131\u015fa g\u00f6re peygamberin bir resminin dahi yay\u0131nlanmas\u0131n\u0131n kabul edilemez oldu\u011fu yolundaki ger\u00e7ekliktir.<\/em>\u201d A\u00e7\u0131k\u00e7a Mahkeme, peygamberin resmi yap\u0131l\u0131rsa sonucu bu olur, bu normal ve hakl\u0131d\u0131r demektedir. Mahkemenin d\u00fc\u015fman dilinin t\u00fcm b\u00f6l\u00fcmlerde kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan hali bu \u015fekildedir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\"><strong>Hz. Muhammed\u2019in \u0130slam inan\u0131\u015f\u0131ndaki yerinin mahkeme kararlar\u0131nda ayetler ile a\u00e7\u0131klanmas\u0131 ve bunun delil olarak sunulmas\u0131 kabul edilemez<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u201c<em>M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kabul ettikleri islamiyet ve onlar\u0131n kutsal kitab\u0131 Kuran-\u0131 Kerim&#8217;e g\u00f6re ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na resim yasa\u011f\u0131n\u0131n kitaptan kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnenler olmu\u015ftur. Asl\u0131nda bunun yani resim yasa\u011f\u0131n\u0131n daha ziyade s\u00fcnnetle konuldu\u011funu kabul eden g\u00f6r\u00fc\u015fler de vard\u0131r. \u0130slami inan\u0131\u015fta suret yasa\u011f\u0131n\u0131n dayand\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 belli ba\u015fl\u0131 rivayetler mevcuttur. \u00d6rne\u011fin; Hz. Ai\u015fe&#8217;nin anlatt\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re Hz. Peygamber evinde \u00fczerinde \u0130sa&#8217;n\u0131n \u00e7arm\u0131ha gerili\u015f sahnesini tasvir eden e\u015fyay\u0131 k\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. (Buhari,&#8221;libas&#8221;90); k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde en \u015fiddetli azaba maruz kalacak olanlar musavvirlerdir (Buhari,&#8221;libas&#8221; 89) Bunun gibi islam dini a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131n tasvire y\u00f6nelik mesafeli yakla\u015f\u0131mlar\u0131 sonraki d\u00f6nemlerde de asl\u0131nda de\u011fer g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Fakat bunun bir ad\u0131m \u00f6tesinde Hz. Muhammed&#8217;in islami inan\u0131\u015fta \u00f6ylesine de\u011ferli bir yeri vard\u0131r ki y\u00fcce Allah Hz. Muhammed&#8217;i se\u00e7ilen ki\u015fi olarak ve peygamberlerin sonuncusu olarak g\u00f6ndermi\u015flerdir.<\/em>\u201d denilmektedir. Ancak g\u00f6r\u00fclece\u011fi gibi, Mahkeme heyeti kendi dini inanc\u0131na g\u00f6re bu yorumu yapmaktad\u0131r. Mahkemenin \u201c<em>Hz. Muhammed&#8217;i se\u00e7ilen ki\u015fi olarak ve peygamberlerin sonuncusu olarak g\u00f6ndermi\u015flerdir.<\/em>\u201d c\u00fcmlesi de Mahkemenin y\u00fcr\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc gibi bir ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmeyle Hz. Muhammed\u2019i peygamber olarak g\u00f6rmeyen bir inanca sahip dine mensup ya da herhangi bir dini inanc\u0131 olamayan ki\u015fileri kin ve d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011fa alenen tahrik eden bir c\u00fcmle olacakt\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Gerek\u00e7eli kararda Ahzab Suresi 40.Ayet; &#8220;<em>Muhammed Allah&#8217;\u0131n resul\u00fc ve peygamberlerinde sonuncusudur&#8217;<\/em>&#8216; \u015feklinde verilirken Sebe Suresi 38.Ayet[foot]\u201cBiz seni ancak b\u00fct\u00fcn insanlara m\u00fcjdeleyici ve korkutucu bir peygamber olarak g\u00f6nderdik, fakat insanlar\u0131n \u00e7o\u011fu bilmezler&#8221;[\/foot]; Necm Suresi Ayet 3-4[foot]&#8217;O, nefsinden konu\u015fmaz O&#8217;na inen Kuran veya O&#8217;nun s\u00f6yledi\u011fi s\u00f6zler kendisine vahy edilen vahiyden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir, O kendisine indirilen ilahi buyruklar\u0131 tebli\u011f etmekle tebli\u011f ettiklerini de iyice a\u00e7\u0131klamak ve ya\u015famakla m\u00fckellef k\u0131l\u0131nan bir peygamberdir.\u201d[\/foot]; Nisa Suresi 115.Ayete[foot]Karardaki \u015fekliyle, &#8221;Kendisine do\u011fru yol belli olduktan sonra her kim Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isi Muhammed&#8217;e kar\u015f\u0131 gelir ve m\u00fcminlerin yolundan ba\u015fka bir yola uyarsa onu d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc yolda b\u0131rak\u0131r\u0131z ve cehenneme sokar\u0131z, oras\u0131 ne k\u00f6t\u00fc bir gidi\u015f yeridir&#8221;[\/foot] a\u00e7\u0131k\u00e7a yer verilmektedir. Mahkemeye g\u00f6re \u201c<em>bunun gibi ayetlerde Hz. Muhammed&#8217;den \u00f6vg\u00fc ile s\u00f6z edilmekte, dolay\u0131s\u0131 ile bir peygamber olarak ve Yaratan\u0131n \u00f6vg\u00fcs\u00fcne mahsar olmu\u015f bir insan olarak islam inan\u0131\u015f\u0131nda peygamberin de\u011feri ve yeri tart\u0131\u015fmas\u0131zd\u0131r.<\/em>\u201d ifadesi yer alm\u0131\u015ft\u0131r. Bunun Mahkeme heyeti taraf\u0131ndan nas\u0131l tart\u0131\u015fmas\u0131z kabul edilerek, neden gerek\u00e7eli karara yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir a\u00e7\u0131klamas\u0131 bulunmuyor, ancak bunun bizim i\u00e7in bir a\u00e7\u0131klamas\u0131 var.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Hukuken belirtmek gerekiyor ki T\u00fcrkiye\u2019de hukuk \u201c\u0130slam Hukuku\u201d olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, hukukun kaynaklar\u0131 da ayet ya da hadisler de\u011fildir. Ceza Muhakemesi Kanunu\u2019nun 217. Maddesinde hakimin karar\u0131n\u0131 ancak duru\u015fmaya getirilmi\u015f ve huzurunda tart\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f delillere dayand\u0131rabilece\u011fi belirtilmektedir. Oysa Mahkemenin tam da \u201cpeygamberin resminin yap\u0131lamayaca\u011f\u0131\u201dn\u0131 dayand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 deliller bu ayetlerdir. Bu ayetlerin ise CMK 217. Madde \u015fartlar\u0131na uygun olmad\u0131\u011f\u0131 ortadad\u0131r.&nbsp;Mahkemenin dini olur mu?<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Karar\u0131n bir\u00e7ok yerinde Hz. Muhammed hakk\u0131nda \u201cPeygambe-rimiz\u201d nitelendirmesinin kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmektedir. Mahkemenin \u201cSANIK-LARIN \u00dcZER\u0130NE ATILI SU\u00c7UN UNSURLARI NEDEN OLU\u015eMAK-TADIR?\u201d ba\u015fl\u0131\u011f\u0131 ile gerek\u00e7esini a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 b\u00f6l\u00fcmde tarihe ge\u00e7ecek \u015fu ifadelerin yer ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz; \u201c<em>Sadece peygamberimiz de\u011fil m\u00fc\u015frik ileri gelenlerinin de resmi yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc islami inan\u0131\u015fa g\u00f6re iman bir gayb ve kalb meselesidir. Yani g\u00f6z\u00fcn\u00fczle g\u00f6rmedi\u011finize inanmak vard\u0131r. Yine inan\u0131\u015fa g\u00f6re M\u00fcsl\u00fcman olmak yaradana,meleklere, ahirete inanmakla v\u00fccut bulmaktad\u0131r. Peki hangisinin resmi vard\u0131r? Di\u011fer yandan islami inan\u0131\u015fa g\u00f6re Hz.Muhammed&#8217;i resmetmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/em>\u201d<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">\u015eimdi sormak gerekir: Mahkemenin dini inan\u0131\u015f\u0131 olur mu? Veyahut daha hukuki olarak de\u011ferlendirmesini yapmaya \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m, hakim vicdan ve kanaatine g\u00f6re h\u00fck\u00fcm verirken, kendi dini inan\u0131\u015f\u0131n\u0131n etkisinde kalabilir mi? B\u00f6yle oldu\u011funda, toplumun gerekliliklerini mi g\u00f6zetmi\u015f olur?<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Burada a\u00e7\u0131k\u00e7a Anayasa\u2019n\u0131n 2.&nbsp;maddesinde yer alan \u201claiklik\u201d ilke-sine ayk\u0131r\u0131l\u0131k s\u00f6z konusu olacakt\u0131r. Anayasa hukuku tarihinde 1921 ve 1924 Anayasas\u0131\u2019nda yer alan \u201cT\u00fcrkiye Cumhuriyeti&#8217;nin dini islamd\u0131r\u201d h\u00fckm\u00fc 1928 y\u0131l\u0131nda kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f ve 1937 y\u0131l\u0131nda Anayasa\u2019da \u201cT\u00fcrkiye Cumhuriyeti laiktir.\u201d maddesi yer alm\u0131\u015ft\u0131r. Dahas\u0131 mahkemenin bu karar\u0131n\u0131 tarihe ge\u00e7iren, Cumhuriyetin niteli\u011fine yap\u0131lan sald\u0131r\u0131 ve bu sald\u0131r\u0131y\u0131 yapan Mahkemenin karar\u0131nda d\u00fc\u015fmanca dili kullanmaktaki rahatl\u0131\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Ayr\u0131ca yine bu karar dinin AKP iktidar\u0131n\u0131n ideolojik \u201cm\u00fcdahale\u201d ara\u00e7lar\u0131ndan biri oldu\u011funu bir kez daha g\u00f6stermekte, b\u00f6yle olunca bizler i\u00e7in din ise bu kez ideolojik m\u00fccadele ba\u015fl\u0131klar\u0131ndan biri olmaktad\u0131r. Zira Mahkemenin \u00e7eli\u015fkisi hukukun kaynaklar\u0131 tart\u0131\u015fmas\u0131nda de\u011fildir, hukukun dinselle\u015fmesi meselesindedir. Ancak burada \u015funu belirtmek ve kar\u0131\u015ft\u0131rmamak gerekir, dine kar\u015f\u0131 bir uygulamadan bahsetmiyoruz, Mahkeme \u201ctakdir yetkisi\u201d gere\u011fi \u201ctoplumun gerekleri\u201dni g\u00f6zetmekle y\u00fck\u00fcml\u00fcd\u00fcr. Hal b\u00f6yleyken yarg\u0131 kararlar\u0131 da salt normatif olmayacakt\u0131r. O y\u00fczden dine kar\u015f\u0131 de\u011fil dinden ba\u011f\u0131ms\u0131z bir uygulaman\u0131n gereklili\u011finden bahsediyoruz. Bu da zaten temel laiklik ilkesinin bir sonucudur.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Marx\u2019a g\u00f6re dinle anayasa hukuku teorisini birbirine kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131rsan\u0131z, dini bir t\u00fcr felsefeye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015f olursunuz. \u00c7\u00fcnk\u00fc ona g\u00f6re din \u00f6b\u00fcr d\u00fcnyan\u0131n bilgisine ula\u015fman\u0131n bir yolu iken, felsefe bu d\u00fcnyan\u0131n bilgisine ula\u015fman\u0131n bir yoludur. Dini bug\u00fcn\u00fcn bilgisine ula\u015fman\u0131n bir yolu olarak g\u00f6rmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131z anda din ele\u015ftirisini de m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lm\u0131\u015f olursunuz. Bu anlamda Mahkemenin dinsel referanslar\u0131 bizim a\u00e7\u0131m\u0131zdan dinsel ele\u015ftiriyi m\u00fcmk\u00fcn k\u0131lar. Yine Marx\u2019a g\u00f6re dinin ele\u015ftirisinin temelinde insan dini yaratt\u0131\u011f\u0131, dinin insan\u0131 yaratmad\u0131\u011f\u0131 anlay\u0131\u015f\u0131 yatmakta ve dine kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131m, dolay\u0131s\u0131yla ruhsal karakteri din olan d\u00fcnyaya kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131md\u0131r. Bug\u00fcn hukuksal alanda dinsel olana kar\u015f\u0131tl\u0131k da, hukukun ruhsal karakterini ele ge\u00e7irmeye \u00e7al\u0131\u015fan dinsel s\u00f6yleme kar\u015f\u0131tl\u0131kt\u0131r ve bu da kendini ancak laikli\u011fin alan\u0131nda bulabilmektedir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Marx\u2019\u0131n o \u00fcnl\u00fc afyon benzetmesi her zaman \u00e7arp\u0131t\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00f6yle ki, Marx \u00f6zetle, \u00fcretim ara\u00e7lar\u0131na sahip olmayan proletaryan\u0131n, \u00fcr\u00fcn\u00fcne ve i\u00e7inde bulundu\u011fu kapitalist d\u00fczene yabanc\u0131la\u015fmas\u0131 neticesinde i\u00e7inde bulundu\u011fu s\u0131k\u0131\u015fm\u0131\u015fl\u0131k duygusunu ve ac\u0131s\u0131n\u0131 ancak din ile iyile\u015ftirebilmeye \u00e7abalad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemektedir. Onun daha g\u00fczel ifadesiyle \u201cDinsel \u00fcz\u00fcnt\u00fc, bir \u00f6l\u00e7\u00fcde ger\u00e7ek \u00fcz\u00fcnt\u00fcn\u00fcn d\u0131\u015favurumu ve bir ba\u015fka \u00f6l\u00e7\u00fcde de ger\u00e7ek \u00fcz\u00fcnt\u00fcye kar\u015f\u0131 protesto oluyor. Din ezilen insan\u0131n i\u00e7li ezgisini, kalpsiz bir d\u00fcnyan\u0131n s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131, tinin d\u0131\u015ftanland\u0131\u011f\u0131 toplumsal ko\u015fullar\u0131n tinini olu\u015fturuyor. Din, halk\u0131n afyonunu olu\u015fturuyor.\u201d[foot]Karl Marx, Hegel\u2019in Hukuk Felsefesinin Ele\u015ftirisine Katk\u0131, Hegel\u2019in Hukuk Felsefesinin Ele\u015ftirisi, \u00c7ev. Kenan Somer, Sol Yay\u0131nlar\u0131, A\u011fustos 2009, s. 192[\/foot]<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">AKP iktidar\u0131 boyunca, halk\u0131n bu yoksullu\u011funu ve yoksunlu\u011funu din ile yumu\u015fatmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Yarg\u0131n\u0131n dinselle\u015fmesi ve daha \u00f6zelinde yarg\u0131 kararlar\u0131nda dinsel referanslar verilmesi yeni olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, islami cemaatlerin de yarg\u0131n\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fc konusunda on y\u0131llard\u0131r etkisinin oldu\u011funu biliyoruz. Bug\u00fcn, 15 Temmuz darbe giri\u015fimi ile beraber, devletin t\u00fcm idari ve yarg\u0131 kadrolar\u0131ndan hala G\u00fclen Cemaatine ba\u011fl\u0131 kadrolar\u0131n temizlenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 da bunun bir g\u00f6stergesidir.<\/p>\n<p style=\"text-align: justify;\">Dinin yaln\u0131zca siyasalla\u015ft\u0131\u011f\u0131nda ya da ayr\u0131 bir siyasal parti olarak \u00f6rg\u00fctlendi\u011finde tehdit veya sorun olu\u015fturmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, T\u00fcrkiye\u2019de cumhuriyetin en \u00f6nemli kazan\u0131m\u0131 olarak tan\u0131mlayabilece\u011fimiz saltanat\u0131n ve hilafetin kald\u0131r\u0131lmas\u0131 ile laikli\u011fin bir ilke olarak benimsenmesinin ne denli ileri bir s\u0131\u00e7rama oldu\u011funu bug\u00fcn i\u00e7inde bulundu\u011fumuz gericilik d\u00fczeni ile daha net g\u00f6r\u00fcyoruz. Dolay\u0131s\u0131yla gericilikle m\u00fccadele elzem hale gelmi\u015f durumdad\u0131r ve ba\u015fka bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f yolu da g\u00f6r\u00fcnmemektedir. Bu nedenle Marx\u2019\u0131n \u015fiirsel ifadesiyle bitirelim; \u201cZincirlerin her yan\u0131n\u0131 \u00f6rten imgesel \u00e7i\u00e7eklerden ele\u015ftiri, insan\u0131n s\u00fcss\u00fcz ve umut k\u0131r\u0131c\u0131 zincirler ta\u015f\u0131mas\u0131 i\u00e7in de\u011fil, ama onlar\u0131 atmas\u0131 ve canl\u0131 \u00e7i\u00e7e\u011fi dev\u015firmesi i\u00e7in zincirleri ar\u0131nd\u0131r\u0131yor. Dinin ele\u015ftirisi insan\u0131n yan\u0131lsamalar\u0131n\u0131, insan\u0131n kendi ger\u00e7ekli\u011fini ak\u0131l \u00e7a\u011f\u0131na eri\u015fen ve yan\u0131lsamadan kurtulmu\u015f bir insan olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmesi, etkilemesi ve bi\u00e7imlendirmesi i\u00e7in, kendi kendinin, yani kendi ger\u00e7ek g\u00fcne\u015finin \u00e7evresinde d\u00f6nmesi i\u00e7in ortadan kald\u0131r\u0131yor. Din, insan kendi \u00e7evresinde d\u00f6nmedi\u011fi s\u00fcrece insan\u0131n \u00e7evresinde d\u00f6nen aldat\u0131c\u0131 bir g\u00fcne\u015ften ba\u015fka bir \u015fey olu\u015fturmuyor.\u201d[foot]A.g.e. s.192-193[\/foot]<br \/>\n&nbsp;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>28 Nisan 2016 tarihinde \u0130stanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi taraf\u0131ndan Cumhuriyet yazarlar\u0131 Ceyda Karan ve Hikmet \u00c7etinkaya hakk\u0131nda TCK\u2019n\u0131n 216\/1 maddesinde yer alan \u201cHalk\u0131 Kin ve D\u00fc\u015fmanl\u0131\u011fa Alenen Tahrik Etme\u201d su\u00e7unu i\u015flemi\u015f olmalar\u0131 nedeniyle 2 y\u0131l hapis cezas\u0131 verildi. \u00dclke g\u00fcndemi katliamlar, bombalamalar, darbe giri\u015fimi, OHAL derken olduk\u00e7a h\u0131zl\u0131 ak\u0131yorken hukuk tarihindeki en kritik kararlardan [&hellip;]<\/p>\n","protected":false},"author":29,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[31],"tags":[],"class_list":["post-1602","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-sayilar-3"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/1602","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/users\/29"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcomments&post=1602"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=\/wp\/v2\/posts\/1602\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fmedia&parent=1602"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Fcategories&post=1602"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/hukukdefterleri.com\/index.php?rest_route=%2Fwp%2Fv2%2Ftags&post=1602"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}