Mücadeleye devam (1.9.2020)

Bugün 2020-2021 dönemi adli yılına başlıyoruz.

Bu adli yıl başlangıcının uzun zamandır gördüklerimizden farkı yok diyebiliriz. Yargı bağımsızlığının ortadan kaldırılmış olması, adli yıl açılışının Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde yapılması, hâkim ve savcıların çoğunun yürütme erkinin merkezinde yapılan bu açılışa gitmesi… yeni adli yılın açılışında da göreceğimiz tablodur.

Bunun yanında bu adli yıl başlangıcını öncekilerden ayıran iki önemli husus var. Bunlar tabloyu daha da vahim hale getirmektedir.

Birincisi, avukatların ve onların meslek örgütleri olan baroların görüşü bile alınmadan, jet hızıyla kanunlaştırılan çoklu baro sistemi ve Türkiye Barolar Birliği delegasyonun yapısına yapılan müdahaledir. Bu kanun değişikliği iktidar açısından avukatlık mesleğinin, avukatların örgütlü gücü olan baroların ve bir bütün olarak savunmanın etkisizleştirilmesi ve tasfiyesi için önemli bir adımdır. İktidar cephesi yeni baroları kurma konusunda zorluklar yaşasa da, bu müdahalelere karşı güçlü bir karşı duruş sergilenmedikçe, bunları hızlıca aşabilecek ve avukatlık mesleğine müdahalelerini daha da arttıracaktır.

İkincisi ise, ülkemizde adil yargılanma talebi ile bir avukatın ölüm orucuna başlaması ve sonrasında hayatını kaybetmesidir. Av. Ebru Timtik, yargılanması sürecinde yapılan usulsüzlükler nedeniyle adil bir yargılanma talep etmiş, bunun için başlattığı ölüm orucu neticesinde hayatını kaybetmiştir.

Aynı taleplerle Av. Aytaç Ünsal ise, adil yargılanma talebini duyurmak için ölüm orucuna devam etmektedir.

Bizler iktidarın bu baskı ve müdahalelerine rağmen asla umutsuz değiliz. Ülkemizin hukukçu birikimine, onun mücadele geleneğine olan güvenimiz bize umut olmaya devam etmektedir.

İnanıyoruz ki bu müdahaleler, adaletten ve bağımsız yargıdan yana olan tüm hukukçuların birlikte, iktidarın hukuka ve hukukçulara çizdiği sınırların dışında yürütecekleri bir mücadele ile aşılabilir.

Her dönemde olduğu gibi bu yeni dönemde de, ilerici, yurtsever, eşitlik ve özgürlükten yana olan tüm hukukçuları, adaletten ve eşitlikten yana bir cumhuriyet için birlikte mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.

print

Mücadeleye devam (1.9.2020)

Bugün 2020-2021 dönemi adli yılına başlıyoruz.

Bu adli yıl başlangıcının uzun zamandır gördüklerimizden farkı yok diyebiliriz. Yargı bağımsızlığının ortadan kaldırılmış olması, adli yıl açılışının Cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde yapılması, hâkim ve savcıların çoğunun yürütme erkinin merkezinde yapılan bu açılışa gitmesi… yeni adli yılın açılışında da göreceğimiz tablodur.

Bunun yanında bu adli yıl başlangıcını öncekilerden ayıran iki önemli husus var. Bunlar tabloyu daha da vahim hale getirmektedir.

Birincisi, avukatların ve onların meslek örgütleri olan baroların görüşü bile alınmadan, jet hızıyla kanunlaştırılan çoklu baro sistemi ve Türkiye Barolar Birliği delegasyonun yapısına yapılan müdahaledir. Bu kanun değişikliği iktidar açısından avukatlık mesleğinin, avukatların örgütlü gücü olan baroların ve bir bütün olarak savunmanın etkisizleştirilmesi ve tasfiyesi için önemli bir adımdır. İktidar cephesi yeni baroları kurma konusunda zorluklar yaşasa da, bu müdahalelere karşı güçlü bir karşı duruş sergilenmedikçe, bunları hızlıca aşabilecek ve avukatlık mesleğine müdahalelerini daha da arttıracaktır.

İkincisi ise, ülkemizde adil yargılanma talebi ile bir avukatın ölüm orucuna başlaması ve sonrasında hayatını kaybetmesidir. Av. Ebru Timtik, yargılanması sürecinde yapılan usulsüzlükler nedeniyle adil bir yargılanma talep etmiş, bunun için başlattığı ölüm orucu neticesinde hayatını kaybetmiştir.

Aynı taleplerle Av. Aytaç Ünsal ise, adil yargılanma talebini duyurmak için ölüm orucuna devam etmektedir.

Bizler iktidarın bu baskı ve müdahalelerine rağmen asla umutsuz değiliz. Ülkemizin hukukçu birikimine, onun mücadele geleneğine olan güvenimiz bize umut olmaya devam etmektedir.

İnanıyoruz ki bu müdahaleler, adaletten ve bağımsız yargıdan yana olan tüm hukukçuların birlikte, iktidarın hukuka ve hukukçulara çizdiği sınırların dışında yürütecekleri bir mücadele ile aşılabilir.

Her dönemde olduğu gibi bu yeni dönemde de, ilerici, yurtsever, eşitlik ve özgürlükten yana olan tüm hukukçuları, adaletten ve eşitlikten yana bir cumhuriyet için birlikte mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.

print