Salgın ile şekillenen yaşam…
Covid-19 salgını hayatımızı etkilemeye devam ediyor. Salgın önlemlerinin bilimsel verilere göre değil ekonomik ihtiyaçlara göre şekillenmesi bulaş oranlarını artırdı; sonbahara […]
Covid-19 salgını hayatımızı etkilemeye devam ediyor. Salgın önlemlerinin bilimsel verilere göre değil ekonomik ihtiyaçlara göre şekillenmesi bulaş oranlarını artırdı; sonbahara […]
Koronavirüs salgını ülkemizi ve tüm insanlığı tehdit etmeye devam ediyor. Türkiye’de 20 Eylül tarihli resmi rakamlara göre salgına yakalananların toplam
Hukuk Defterleri yayın kurulu Odatv’de 24 Temmuz 2020’de yayınlanan Ayasofya Müzesinin camiye dönüştürülmesine dair yazımı genişleterek yeni bir yazı kaleme
Giriş Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), son dönemde dünyanın geri kalanı gibi Covid-19 salgınının hem sağlık, hem ekonomik, hem de
Bilindiği gibi, 2019 yılının Aralık ayında Çin’de ortaya çıkan yeni bir koronavirüs türü, kısa sürede dünyanın pek çok ülkesine yayılarak
Türkiye’de ilk COVID-19 olgusu 11 Mart 2020 tarihinde bildirilmiş; aynı gün Dünya Sağlık Örgütü de COVID-19 salgınının bir “pandemi” olduğunu
06 Ekim 1983 tarihli 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu 3. maddesine göre; “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve
Salgın günlerindeyiz. Geniş emekçi kesimlerin doğrudan tehdit altında olduğu günlerdeyiz. Emekçilerin sorunları çoğalıyor: Etkisizleşen sosyal haklar, iş hukukunun her geçen
7249 sayılı Kanun ile tüm baroların muhalefetine ve uyarılarına rağmen avukatlık mesleğine ilişkin çok köklü değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler çoklu
Siyasi iktidarın baroların yapılanması ve yönetimlerinin belirlenmesine ilişkin getirdiği, “7249 sayılı Avukatlık Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”,
Yazımızdaki konular, esasen son 30 yılın tartışmalarını içerse de, avukatlık şirketi bağlamında ilk kez bir araya gelme imkanı buldu. Yazımızdaki