Mercek: Bir Daha Yaşamamak İçin!
17 bin yurttaşımızın hayatını kaybettiği 1999 Gölcük depreminin üzerinden 23 yıl geçti. Kasım 2002’de iktidara gelen AKP, depremle mücadele amacıyla […]
17 bin yurttaşımızın hayatını kaybettiği 1999 Gölcük depreminin üzerinden 23 yıl geçti. Kasım 2002’de iktidara gelen AKP, depremle mücadele amacıyla […]
Yeni bir yıla daha giriyoruz… Covid-19 salgını hala devam ederken, ülkede ekonomik ve siyasi kriz de kendini fazlasıyla hissettiriyor. 2021
AKP, 1923 Cumhuriyeti’ni ve yargı dahil tüm kurumlarını alt üst eden ve bu anlamda karşı devrimci bir iktidardır. Bu cümle
2020’nin sonunda Adalet Bakanlığınca, 2021’de yeni reformların hayata geçirilmesinin sürdürüleceği, yargı ve adalet hizmetlerinin etkinliğinin artırılacağı, vatandaş odaklı uygulamaların kalitesini
Koronavirüs salgını ülkemizi ve tüm insanlığı tehdit etmeye devam ediyor. Türkiye’de 20 Eylül tarihli resmi rakamlara göre salgına yakalananların toplam
Çabuk unutuyoruz. Şöyle dönüp sadece siyasi, hukuki ve toplumsal bağlamda 2010 yılından beri yaşadıklarımızı bir beş dakika düşünsek bu toprakların
Adalet Bakanlığı’nın, Avrupa Birliği üyelik müzakereleri çerçevesinde ilkini 2009’da, ikincisini 2015’te kamuoyuna duyurduğu Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin üçüncüsü, 30 Mayıs
2 Ocak 2019 Çarşamba günü Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik anabilim dalında araştırma görevlisi olan Ceren
3 Eylül 2018 Pazartesi günü yeni adli yıla Türkiye’de seçimle yerleşen yeni rejimin gölgesinde girmiş olduk. Yeni rejimin gölgesi derken…
Yaklaşık iki ay içerisine sığdırılarak önümüze getirilen 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerini geride bıraktık. Seçim süreci ve oy kullanma
16 Nisan 2017 tarihli Anayasa referandumunda çok az farkla başkanlık sistemi kabul edilmişti. Sistemsel değişiklik sonrasında yapılacak ilk cumhurbaşkanlığı ve
Türkiye Tabipler Birliği’nin (TTB) 24 Ocak’ta Afrin operasyonuna ilişkin yaptığı açıklama sonrasında Erdoğan, 6 Şubat günü TTB’yi kastederek “Onun başındaki