Baro seçimlerine doğru
İki yılda bir yapılan baro seçimleri Ekim-Kasım aylarında gerçekleşecek. Türkiye’de yaşanan dönüşüm ve hukukun bu dönüşümdeki durumu değerlendirildiğinde, avukatların meslek […]
İki yılda bir yapılan baro seçimleri Ekim-Kasım aylarında gerçekleşecek. Türkiye’de yaşanan dönüşüm ve hukukun bu dönüşümdeki durumu değerlendirildiğinde, avukatların meslek […]
3 Eylül 2018 Pazartesi günü yeni adli yıla Türkiye’de seçimle yerleşen yeni rejimin gölgesinde girmiş olduk. Yeni rejimin gölgesi derken…
1) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu olarak baro ve zorunlu üyelik usulü Üyelerinin çokluğu, ürettikleri hizmetlerin temel toplumsal ihtiyaçlara yönelik
Son zamanlarda her yeni öğretim yılının başlangıcına, iktidarın kendi ideolojik kimliğine uygun, kendisi için siyasal rakip gördüğü her olgu ve
Adalet, eşitlik ve hürriyet gibi kavramların tartışılması, bir başka ifadeyle düşünceyi düşünmek, akademinin bir ömürlük konusudur. Bugüne kadar keskin bir
Türkiye’de, 79 Baroya bağlı, yaklaşık 110.000 civarında avukat bulunuyor. Bu sayının 41.000 kadarını İstanbul Barosu’na kayıtlı avukatlar oluşturuyor. Avukatlık Kanunu
Hukuk bir sözleşmedir. Kamusal alanda toplum sözleşmesi ve onun alt metinleri bir arada yaşamanın hukukunu (kurallar) belirler. Özel hukuk alanında
Baroların gündemi seçim. Bunun bir anlamı da savunmanın kendini nasıl konumlandıracağı ve örgütleyeceği tartışmasının (bir kez daha) avukatların gündemine girmesi
Yaklaşan baro seçimleri güncelliğini her daim koruyan avukatlık mesleği ve meslek örgütüne ilişkin tartışmaları alevlendiriyor. Nitekim avukatlık mesleğinin yargının diğer
“Cadı” kelimesi Farsça kökenli olup, “kadın büyücülere verilen ad” olarak dilimize girmiştir. İngilizce’de “witch” kelimesinin karşılığı olarak kullanılmış hatta tarih
Amerikalıların when all else fails… (“en olmadı…”) kalıbını ilk kez matematik öğretmenimizden, trigonometri dersinde duymuştuk. Çok karmaşık çözümlemelerde hepimiz apışıp