Krizlerin ülkesi Türkiye…
Türkiye, uzunca bir süredir krizlerle yönetiliyor. Bazı kriz dinamikleri iktidarın düğümlendiği süreçleri geride bırakma görevini görürken, bazıları da AKP’ye ayak […]
Türkiye, uzunca bir süredir krizlerle yönetiliyor. Bazı kriz dinamikleri iktidarın düğümlendiği süreçleri geride bırakma görevini görürken, bazıları da AKP’ye ayak […]
“Yasalar ve anayasalar; din ve gelenek, tüm bunlar, onları yaratan yaratıkların doğasını, o yaratıkları yaratan maddelerin yapısını anlamadan anlaşılamaz.” [1]
25 Mayıs 2024 tarihinde Cumartesi Anneleri Galatasaray Meydanı’nda 1000. kez adalet arayışı için bir araya geldi. 1990’lı yılların karanlık günlerinde,
Marks ve Engels ustaların, Hegel’in diyalektik yöntemini “ayakları üzerine” yani tarihsel maddecilik üzerine oturtmalarından beri, tüm üstyapı kurumlarının uzamlarını ve
31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimlerin sonuçları ile ilgili olarak kestirmeden söyleyeceğim şey, ülkenin hızlıca (daha da) sağcılaştığıdır. Seçimin
GİRİŞ 2024 yılı Ağustos ayına girdiğimiz bugünlerde ülkenin siyasal, ekonomik, toplumsal ve kültürel durumu her zamankinden farklı değil. Yani, başta
Giriş Ülkesel sosyo-ekonomik analizler bir ülke ile sınırlı olamayacağı gibi, belirli bir dönemle de sınırlandırılamaz. Özellikle günümüzün ileri iletişim araçları
Danışmanım Prof. Dr. Giuseppe Martinico’ya, bu makaleyi hukuki bir zemine oturtmamı sağlayan ve görüşleriyle hatalarımı düzeltmeme yardımcı olan sonsuz desteği
Şubat ayı atölyemizde, Av. Dr. Murat Özveri ile gerçekleştirdiğimiz ve Türkiye İşçi Hukuku kitabında da ele aldığı kimi konuları tartıştığımız
Mart ayında Dr. Erdi Yetkin ile gerçekleştirdiğimiz Yeni Ceza Hukuku’na Doğru Hazırlık Hareketlerini Cezalandırma Eğilimi konulu atölyemizin, Yetkin tarafından hazırlanan
“Yargı Reformu Strateji Belgesi” olarak açıklanan yenilikler kapsamında, 2019 sonundan bu tarafa 8 (sekiz) yargı paketimiz oldu, 9. paket yolda: