Güvenlik Kültürü ve İş Sağlığı Güvenliği Sorunları

“Hiçbir iş, insanların can güvenliğini tehlikeye atacak kadar acil ve önemli değildir.” ilkesinden hareketle düşünecek olursak: çalışanlarımızın güvenliklerinin ve bu güvenlik kurallarına uymanın onların sağlıkları üzerine yapacağı olumlu tesirleri bilmek, hem çalışanlar olarak geniş bir nüfus kesimini, hem de çalıştıranlar olarak gene azımsanmayacak bir nüfus kesimini, huzurlu ve mutlu kılacaktır.

İşyerlerimizde iş sağlığı ve güvenliği sistemlerini kurmak ve oturtmak için yaptığımız çalışmaların büyük bir kısmı, hem işveren ve vekillerini hem de işçileri ikna etmekle geçiyor. Oysa yapılan ve yapılacak çalışmaların tümü onların maddi ve manevi kayıplarını önlemeye yöneliktir.

Peki bu böyle olmakla birlikte hem çalışanları hem de çalıştıranları onların faydalarına olacak işlerde ikna etme zorunluluğu nedendir? İşte bu sorunun cevabı ‘güvenlik kültürü’ kavramı içinde yer bulur.

Yazının devamını Hukuk Defterleri’nin 10. sayısında okuyabilirsiniz.

 

print