Çin’in Wuhan eyaletinde başlayan ve tüm dünyayı etkisi altına alarak milyarlarca insanın hayatını etkileyen Covid-19 diye adlandırılan bir pandemi döneminden geçiyoruz.
1918 İspanyol gribi salgınından sonra dünyada milyarlarca insanın yaşamını etkileyen Covid-19 pandemisi; 4 Haziran itibari ile 6.416.828 vaka sayısı ve 382.867 can kaybı ile başta İtalya, İspanya, Fransa ve İngiltere olmak üzere bütün Avrupa’yı ve Amerika’yı kasıp kavurdu.
Türkiye, 167.410 vaka sayısı ve 4.630 can kaybı ile dünya genelinde Covid-19 pandemisinden etkilenen dokuzuncu ülke olurken 1.823.320 vaka sayısı ve 106.051 can kaybı ile Amerika Birleşik Devletleri, en çok etkilenen ülke konumunda yer almaktadır.
İlk vakanın 11 Mart’ta ülkemizde tespit edilmesi ile birlikte salgınla mücadele, Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulmuş bilim kurulu -sağlık alanındaki emek ve meslek örgütlerinin dâhil edilmediği- tarafından yürütüldü. Ama salgınla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın verdiği kararlar uygulandı.
Sağlık Bakanlığı verilerine baktığımızda ülkemizde Covid-19 vaka yoğunluğunun büyük şehirler ve işçi havzalarında (İstanbul, İzmir, Ankara, Kocaeli, Sakarya, Zonguldak gibi) olduğunu görüyoruz. Bu da bize üretim devam edecek stratejisi sonucunda yoksul emekçi halkın üzerinde salgının ciddi olumsuz etkisinin olduğunu yaşayarak gösterdi. En çok etkilenenlerin başında işçi sınıfı gelirken çocuklar, kadınlar, mülteciler ve cezaevlerinde olanlar da bu süreçten fazlasıyla etkilenmişlerdir.
Salgınla mücadelede en önde yer alan sağlık emekçileri, halkın sağlığını korumak için günün yirmi dört saati gece gündüz demeden hizmet üretirken salgında en çok etkilenen kesim olmuşlardır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Covid-19’un sağlık emekçileri için mesleki risk olduğu ve riskin çalıştırılma koşullarıyla birebir bağlantılı olduğunu vurgulamaktadır. Yetkililerin alması gereken önlemleri sıralayan WHO, Covid-19 hastalığının meslek hastalığı/iş kazası olarak tanımlanması, tüm sağlık emekçileri için sağlıklı, güvenli ve düzgün çalışma koşullarının sağlanması çağrısında bulunmaktadır.
Tüm dünyada Covid-19 vakalarının ortalama %6’sı, sağlık emekçileridir. Sağlık emekçilerinin sayıca yetersizliği, çalışma koşullarındaki olumsuzluklar ve artan sosyal gerilim nedeniyle sağlık emekçilerine karşı şiddetin arttığını işaret eden WHO, şiddete karşı önlemlerin alınmasının yanı sıra sağlık emekçilerine ve ailelerine yönelik sosyal destek verilmesi çağrısında bulunmaktadır.
WHO, bu açıklamaları yaparken ülkemizdeki sağlık emekçilerinin durumu, diğer Avrupa ülkelerine göre daha da kötü seyretmektedir.
***
Yazının devamını Hukuk Defterleri’nin 24-25. sayısında okuyabilirsiniz.